Seyahat

Ege ve İzmir’in İlk ve Tek Akvaryumu : Funtastic

  • Saturday, 02 February 2019
Ege ve İzmir’in İlk ve Tek Akvaryumu : Funtastic

Ege ve İzmir’in ilk ve tek akvaryumu sloganıyla dikkat çeken Funtastic Aquarium İzmir’i inceledim!

Bayraklı ilçesinde bulunan West Park Outlet merkezinde 2018 yılında hizmet vermeye başlayan akvaryum kısa sürede gördüğü yoğun ilgi ile “ailecek güzel bir haftasonu geçirelim “ listesinde ilk sıralara yükseliyor. Yine çok yağmurlu bir cumartesi günü sıkılan yeğenlerimi alışveriş merkezi dışında nereye götürebilirim diye düşünürken aklıma geldi. Topladım tüm yeğenlerimi (4 adetler) tuttum West Park’ın yolunu. 

Akvaryum tabelalarını takip ederek ilerledik ve giriş kapısını uzaktan gördük. Önünde anlam veremediğim bir karartı vardı. Yakınlaştıkça gördüm ki bilet-giriş sırasının ta kendisi. Kocaman bir alışveriş merkezinin dolaşım alanının neredeyse yarısına kadar uzanan bu kuyruğu gördüğünüzde girmekten vazgeçebilirsiniz.

4 küçük çocuğun heyecanını gördükten sonra mecbur girdim kuyruğa. Korktuğum kadar uzun sürmedi, sıra çok uzun ama hızlı ilerliyor. Bekledikçe bu kadar insan içeri de tıkış tıkış nasıl gecezeğiz korkusu başladı. En sonunda geldik gişeye; 0-3 yaş arası ücretsiz, 3-12 yaş arası 29 tl, 12 yaş ve üzeri 39 tl. Öğrenci vb. indirimler yok. 5 kişilik bir aile 165 tl vermek zorunda. Ama bakalım değer mi?

Bilet alma işlemi de aynı hızla gerçekleşiyor ve turnikelerden geçiş yapıyorsunuz. Siz daha akvaryumu görmeden giriş holünde “anı” fotoğrafçısı sizi bekliyor. Dikkat çekici renkli bir arkaplana geçiyor ve hızlıca çekiliyorsunuz, çünkü siz çekilirken arka sıranızdakiler beklemek zorunda kalıyor. Fotoğraf çekilmek istemeyenler için platforma uğramadan geçme şansı yok yani. İlk  etapta büyük denebilecek bir akvaryum ve kaya içi küçük gözleme camları ile bir kaç tür inceleyebiliyorsunuz. Ardından ilgi çekici geniş bir alana giriyorsunuz, tavandan yere kadar olan panoramik cam duvar akvaryumu hissi verse de derinlik, gerçekten akvaryuma geldiğinizi hissettiriyor. Sık halatlar sarkıtılmış geçişe yönelmeden önce bu karşılama alanlarının tüm akvaryumdan daha kalabalık olduğu ve o devasa camdan bile bir şey görmek için beklemeniz gerektiğini belirtmeliyim.

Halatları geçip 2. Bölgeye geldiğimizde bir çok farklılık karşılıyor. Öncelikle kalabalık burada da oldukça hissediliyor ama bunun nedeni balıklar değil, fotoğraf ! Çünkü bu alanda bir salıncak ve smilasyon oyun mevcut. Çocukların oyun sırası, salıncak sırası aman fotoğraf eksik kalmasın derken bu alan sizi epey oyalıyor. Tabi flaşla çekim yapmak yasak ama... Şahsi fikrim akvaryum gibi bir yerde çocukların konseptle ilgili dahi olsa bir ekrana bağlanıp oyun oynaması çok rahatsız edici. En azından burada böyle bir şeye kesinlikle gerek olmadığını düşünüyorum. Yeniden geniş bir izleme penceresi ve ufak tefek gözlem camlarını dar bir koridor eşliğinde geçiyoruz. Ardından devasa bir tabela ve bir çok gözlem penceresiyle karşılaşıyoruz. 

Hemen arkasından açılan geniş alanda devasa iki akvaryum bulunuyor. Üstleri açık. Bir stand var ve arkadan sürekli bir anons yükseliyor “balıkları biberonla beslemek için standımıza uğramayı unutmayın.” İşte bunlar öyle özel böyle uğurlu balıklar şöyle şans getiri falan filan. E balık besleme şansını duyan çocuklar bir de biberonla besleme denilince adeta yakanıza yapışıyor - Belki de ben teyze olduğum için hiç bir şeye hayır diyemedim - Israr eden çocuklara uygun bir dille hayır diyebilen aileleri takdir etsem de çocuk böğürerek ağlarken kolundan sürükleyen aileler de yok değil... Gelelim biberonun fiyatına; 10 tl ! Bedava mı sandınız?? ASLA.

Balıkları besleyip yolunuza devam ederken ufak dar bir yokuş çıkıyorsunuz. Ve işte! Tünelin ucu göründü! Ama öyle kalabalık ki! Sağ tünel olmayan yoldan gidelim diyorsunuz ilerlemek istiyorsunuz ama o da ne? Başka yol yok orası bir ayna! Sadece biz orada beklerken 5 kişi çarptı o aynaya... Yazıktır günahtır çocuk bunlar.. aman dur gitme ayna o diyene kadar gözümün önünde bi düzine çocuk telef oldu..

Geldik akvaryumun merakla beklenen  tüneline! Bu arada ben özellikle saat 16.30 a getirdim girişimizi çünkü o saatlerde dalgıçlar da köpek balıklarını beslemek için tünelin olduğu havuza giriyor. İşte o anı seçmemin en önemli yanı balık boylarını tam anlamıyla idrak edebilmek. Dalgıçlar o kadar küçük ve inçe gözüküyorlar ki. Meğerse tünel camı %30 daha küçük gösteriyormuş her canlıyı. Bu gözle bakmaya başlayınca o köpek balıkları ve vatozlar da göze kocaman gelmeye başlıyor. Tünel de biraz hayranlık biraz fotoğraf derken müthiş bir izdihamda kalıyorsunuz çünkü tünel o kadar kısa ki. 

Arkasından yılan, kırkayak vb sürüngenleri gözlemleme pencereleri ve tekrar bi kısa tünel. 

Son genişlik ise çeşit çeşit vatoz balığının ortada büyükçe bir akvaryumda toplanmasından başka bir şey değil. Tabi ki üstü açık ve arkadan besleme anonsu - neyse ki çocukları burda gayet medeni bir şekilde ikna ettim - ardından akvaryumun bittiğinr inanamama duygusu ile çıkış turnikelerine yöneliyorsunuz.

Dışarı çıktığınızı düşünmek sizi üzer çünkü çıktığınız yer “anı” için hediyelik eşya dükkanı. Başta çekildiğiniz fotoğrafı satın alabilmek için bir kuyruğa girip sıra beklemeniz ve anı olarak almak istediğiniz büyük-küçük herhangi bir alışveriş için de kasa sırası beklemeniz gerekir. 

 

Kısacası, gerekli mi hayır ama gerçekten zevkli. Çocuklar çok mutlu oldular ve güzel bir bir saat geçirdiler.   Peki 5 kişilik bir aile (ebeveynler ve 3 çocuk) bir saat için 165tl ödemeli mi -ekstralar hariç- bence değmez. En azından öğrenci - yaşlı vb indirimler uygulamaları gerektiğini düşünüyorum. 

Merak edenler için umarım aydınlatıcı bir inceleme olmuştur. Bir sonraki yer için takipte kalın! 

 

 

 

Etiketler: akvaryum izmir
Gizem BEKAR
Çok düşünür çok konuşur bir okuryazar ve her konuda bilgiye aç bir mimar.

 

DİĞER YAZILARIMIZ

PRIVACY POLICY


Copyright © 2018. Created WITH BY OkurDaYazar